"Sıfırın altındaki derecelerde bile çatlama yapmayan esnek reçine sistemleri"
Ağrı, Türkiye'nin İran'a açılan en büyük kara sınır kapısı Gürbulak'a ev sahipliği yapar. Doğubayazıt üzerinden geçen yoğun tır trafiği, ilde gümrük, antrepo ve lojistik depolarına ihtiyaç doğurur. İlin ekonomisinin diğer ayağı hayvancılıktır; et ve süt işleme tesisleri, yem fabrikaları ve organize sanayi bölgesindeki küçük ölçekli üretim tesisleri bu alanda faaliyet gösterir. İshak Paşa Sarayı ve Ağrı Dağı ise Doğubayazıt'ı bir turizm durağı yapar.
Sınır kapısına hizmet veren tesislerde tırların bekleme ve bakım alanları, kışın kar, çamur ve yol tuzuyla, yıl boyunca ise yakıt ve motor yağıyla karşılaşır. Bakım ve yıkama alanlarının zemini bu etkilere dayanıklı olmadığında kısa sürede bozulur.

Koşulsuz Destek
7/24 Mobil Ekip
Yerinde Teknik Analiz
Ağrı ve çevresindeki projeniz için 24 saat içinde uzman teklifi oluşturulur.
Yakıta ve tuza dayanıklı epoksi
Motor yağı, yakıt, yol tuzu ve sürekli yıkama suyuna karşı dayanıklı, gider çevreleri detaylandırılmış bakım zeminleri.
Transit yüklerin elleçlendiği depolarda forklift ve transpalet trafiğine dayanıklı, işaretli zeminler.
Süt toplama merkezleri ve et işleme bölümlerinde yıkamaya ve dezenfeksiyona dayanıklı derzsiz yüzeyler.
Lobi, restoran ve koridorlarda kolay temizlenen, turist trafiğine dayanıklı estetik zeminler.
Ağrı, yüksek bir platoda yer alır ve kışları çok soğuk geçer; merkezde kar örtüsü aylarca kalabilir. Doğubayazıt, Ağrı Dağı'nın eteğinde biraz daha korunaklı olsa da kış aylarında ısıtılmayan depo ve bakım alanlarında kaplama yapılamaz.
Sınır kapısına bağlı tesislerde trafik yıl boyu sürdüğü için uygulama bölümlere ayrılarak yapılır. Isıtılmayan alanlar için en uygun dönem haziran ile eylül arasıdır; bu dönemde bakım hangarları sırayla boşaltılarak kaplanabilir.
Yağ emmiş ve tuzla zayıflamış yüzey mekanik olarak kaldırılır, bozuk bölgeler tamir harcıyla yenilenir. Ardından yakıt, yağ ve tuza dayanıklı kimyasal dirençli bir sistem uygulanır ve gider çevreleri ayrıca detaylandırılır.
Antrepo bölümlere ayrılarak etaplı çalışılabilir. Her bölüm kaplandıktan ve yeterli dayanıma ulaştıktan sonra kullanıma açılır, böylece elleçleme durmaz.
Isıtılmayan alanlarda haziran-eylül arası uygundur. Kapalı ve ısıtılabilen tesislerde diğer aylarda da zemin ısıtılarak çalışılabilir.